Kastamonu'nun dondurucu kışında İnebolu sahilinden cepheye cephane taşınması gerekiyordu. Genç-yaşlı, kadın-erkek tüm Anadolu halkı kağnıların başına geçmişti. Şerife Bacı da sırtına kundaktaki bebeği Elif'i sarmış, kağnısına top mermilerini özenle yüklemişti. Kar fırtınası giderek şiddetleniyor, tipi göz açtırmıyordu.
Hava öyle soğuktu ki kağnının tekerlekleri buz tutmuş gıcırdıyordu. Şerife Bacı üzerindeki kalın yün yorganı çıkardı; ıslanıp paslanmasınlar diye top mermilerinin üzerine örttü. Bebeğini de mermilerin arasına yatırıp sarıp sarmaladı. "Ben üşüsem de olur ama bu cephane Mehmetçiğe sağ salim ulaşmalı! Vatan kurtulursa gözüm arkada kalmaz," diyerek karlı dağ yollarında fedakârlık destanı yazdı.
| Kelime | Sözlük Anlamı | Örnek Cümlem |
|---|---|---|
| Fedakârlık | Kutsal bir amaç uğruna kendi çıkarından vazgeçme | |
| Kağnı | Öküz veya mandayla çekilen iki tekerlekli araba | |
| Cephane | Savaşta kullanılan mermi, barut ve patlayıcı maddeler | |
| Metanet | Zorluklar karşısında dayanma gücü ve soğukkanlılık |