Eylül güneşinin tatlı sıcaklığı odama dolarken çalar saatimin neşeli sesiyle uyandım. Bugün benim için yepyeni bir başlangıçtı; çünkü artık ilkokulun en büyükleri, yani dördüncü sınıf öğrencisiydim! Masamın üzerinde duran yeni ders kitaplarımın mis gibi kokusu tüm odayı sarmıştı. Annemle birlikte özenle hazırladığımız okul çantamı sırtıma takarken kalbim heyecanla çarpıyordu.
Okul bahçesine adım attığımda arkadaşlarımla göz göze geldik. Hepimiz yaz boyunca büyümüş, serpildikçe serpilmiştik. Bahçedeki ulu çınarın gölgesinde toplanıp tatil anılarımızı paylaştık. Ders zili çaldığında öğretmenimiz bizi güler yüzüyle karşıladı: "Hoş geldiniz sevgili çocuklarım! Bu yıl bilimin, sanatın ve dostluğun zirvesine hep birlikte yolculuk yapacağız!" dedi. Bu sözler içimdeki öğrenme merakını daha da alevlendirdi.
| Kelime | Sözlük Anlamı | Örnek Cümlem |
|---|---|---|
| Başlangıç | Bir işin, dönemin veya hareketin ilk anı | |
| Zirve | Bir dağın en yüksek tepesi; doruk, en üst derece | |
| Alevlendirmek | Duyguları, isteği veya merakı coşturmak | |
| Serpilmek | Büyümek, gelişmek, boy atmak |