Yeşil Vadi Çiftliği'nde yaşayan Çilli Horoz, her sabah güneş doğmadan önce çiftliğin en yüksek saman balyasının üzerine çıkardı. Kanatlarını neşeyle çırpar, "Ü-rü-üüü!" diye öterek tüm çiftlik sakinlerini tatlı uykularından uyandırırdı. Onun sesiyle çiftçi amca tarlaya gider, inekler otlağa çıkar, minik civcivler yemlerini yerdi.
Bir gün Çilli Horoz, "Her gün erkenden uyanmaktan çok yoruldum. Bugün biraz daha uyusam ne olur ki?" diye düşündü. Başını kanadının altına sokup uyumaya devam etti. Saatler geçti, güneş gökyüzünün tam tepesine yükseldi. Ancak çiftlikte kimseden ses çıkmıyordu.
Çiftçi amca geç uyandığı için tarlayı sulayamadı. İnekler otlağa çıkamadı. Sevimli civcivler açlıktan cik cik diye ağlaşmaya başladı. Çilli Horoz telaşla uyandı ve yaptığı hatayı anladı: Kendi görevini ihmal ettiğinde tüm çiftliğin düzeni bozulmuştu. O günden sonra sorumluluğunu hiçbir zaman aksatmadı.